Dedeağaç Gezi Rehberi: A’dan Z’ye Alexandroupoli Seyahati ve İpuçları (Vlog & Özet)
Gezi Rehberi👨🍳 Gezginbirchef notu: Dedeağaç sadece bir sahil kasabası değildir; Dedeağaç bagajı zeytinyağı dolu dönmektir, Ayorgi’de güneşi batırmaktır ve Türkçe bilen samimi esnafla masayı donatmaktır!
Dedeağaç’ta havalimanı (Demokritos) vardır ancak Türkiye’den direkt uçuş yoktur. Uçakla gitmek için Atina’ya inip, oradan iç hatlarla Dedeağaç’a geçmeniz gerekir ki bu, araba ile 3 saatte gidilecek yol için büyük zaman ve para israfıdır.
Aracı olmayanlar için mükemmel bir seçenektir. İstanbul’dan Kamil Koç veya Metro Turizm gibi firmalarla her gün direkt seferler bulunur. Sınır kapısı yoğunluğuna göre 4 ila 6 saat arasında doğrudan şehir merkezine ulaşırsınız.
Dedeağaç’a gitmenin tartışmasız en iyi, en özgür ve en popüler yolu şahsi aracınızla gitmektir. Alışveriş poşetlerini doldurmak için bagaj şart!
1. Çipli yeni tip ehliyet.
2. Araç ruhsatı (Araç başkasınınsa noter vekaleti).
3. Uluslararası Geçerli Trafik Sigortası (Yeşil Sigorta – 15 günlüğü ortalama 127€).
4. Yurt dışı çıkış harcı pulu.
Türkiye kıyılarından Dedeağaç’a bir feribot seferi bulunmamaktadır. Ancak Dedeağaç Limanından, hemen karşısındaki Yunan adası Semadirek’e (Samothraki) düzenli arabalı feribot seferleri kalkar.
Tarihte Dedeağaç, Balkanlara açılan en önemli demiryolu kapılarından biriydi (Orient Express güzergahı). Ancak şu an Türkiye’den direkt işleyen bir yolcu treni bulunmamaktadır. Liman bölgesinde eski tren raylarının kalıntılarını görebilirsiniz.
Motosiklet gruplarının en sevdiği rota! Sınır geçişinde otomobillere göre aralardan daha hızlı geçme şansınız vardır. Yeşillikler içinden Dedeağaç’a giden yollar çok keyiflidir. Yeşil Sigorta motosikletler için otomobillerden daha uygundur.
🌍 Dedeağaç (Alexandroupoli) Gezilecek Yerler
1800’lerden beri gemilere yol gösteren, 27 metre yüksekliğindeki şehrin tartışmasız logosu. Fransız bir şirket tarafından yapılmış. Etrafı kafelerle dolu. Yazın hemen yanında çarpışan arabalar ve çocuk oyun alanları kuruluyor.
Şehrin kalbi burada atıyor! Kafeler, butikler, eczaneler ve ünlü markaların sıralandığı Atina’nın Ermou Caddesi’nin minyatür versiyonu. Alışverişin ve piyasanın döndüğü yer.
Merkeze 15 dk mesafede, zeytin ağaçlarıyla çevrili sahil şeridi. Şehrin en iyi plajları ve en iyi deniz ürünleri restoranları (Ayorgi Tavernası gibi) bu bölgede yer alıyor.
Bölgenin zengin kültürel geçmişini, eski kıyafetleri, tarım aletlerini ve yaşam tarzını sergileyen, taş bir konakta yer alan çok şık ve butik bir müze.
Yunanistan’ın 1 milyoncusu! Ev eşyası, oyuncak, kırtasiye… Ne ararsanız komik fiyatlara bulabileceğiniz devasa bir tesis. Bagajı boş gelmeniz tavsiye edilir.
Eskiden Balkanlara açılan en önemli kapı olan liman, bugün rengarenk balıkçı tekneleriyle dolu. Semadirek (Samothraki) adasına geçmek isterseniz feribotlar buradan kalkıyor. Ara sokaklarında ücretsiz otopark bulabilirsiniz.
Sıradan bir market değil, Yunan mutfağını eve taşımak isteyenler için bir cennet. Arpa şehriyesi (Orzo), kabartma tozlu un (Farina) ve çocukluğun lezzeti Asteraki (yıldız şehriye) almak için uğranması şart.
Dedeağaç’tan 1 saatlik araba yolculuğu ile ulaşabileceğiniz, Osmanlı izleri taşıyan taş sokakları, kafeleri ve özellikle her yıl Şubat/Mart aylarında düzenlenen devasa karnavalıyla meşhur şehir.
🍽️ Dedeağaç (Alexandroupoli) Yeme & İçme Rehberi
Dedeağaç merkezde ağaçların gölgesindeki küçük meydanda yer alan en keyifli mekanlardan. Öneri: Risotto kıvamındaki deniz ürünlü tarhanası tek kelimeyle baş yapıt! Yanına yengeç salatası ve susamlı ballı feta peyniri (feta me sousami) söylemeyi sakın unutmayın.
Makri plajı bölgesinde, denize sıfır konumuyla büyüleyen bir aile tavernası. Öneri: Asma yaprağında sardalya ve kızarmış taze yengeç buranın spesiyali. Gün batımına karşı fava ve uzo keyfi için şehirdeki en iyi adres. Yazın gidiyorsanız rezervasyon şart!
Güne gerçek bir Yunan kahvaltısıyla başlamak için en iyi durak. Öneri: Ispanaklı böreği (Spanakopita) tek kelimeyle efsane, mutlaka deneyin! Ayrıca baklava yufkasından yaptıkları portakallı şerbetli kek “Portokalopita” damak çatlatıyor. Sabah erken gitmezseniz ürünler hızla tükeniyor.
Dedeağaç merkezinde hızlı, ekonomik ve lezzetli bir öğün arayanların değişmez durağı. Öneri: Pita ekmeği içine sarılı bol soslu tavuk gyros ve yanına buz gibi bir Yunan birası söyleyin. Şehrin en meşhur gyros noktasıdır, malzemesi her zaman taze ve bol.
Kordon boyunun en tarz ve popüler mekanlarından biri. Öneri: Sahilin hemen kenarındaki geniş koltuklarında denize karşı “Freddo Espresso” (soğuk espresso) içerek yorgunluk atın. Akşamları ise kaliteli müzik eşliğinde şehrin en iyi kokteyllerini burada yudumlayabilirsiniz.
Türk turistlerin en çok tercih ettiği, samimi bir balık restoranı. Öneri: Karides saganaki ve zengin deniz mahsullü makarna porsiyonları çok doyurucu. Çalışanların çoğu Türkçe bildiği için sipariş verirken hiç zorlanmıyorsunuz, politiki salatasını da yanına ekleyin.
Balıktan sıkılıp gerçek bir Yunan ızgara deneyimi yaşamak isteyenler için ideal. Öneri: Kontosouvli (büyük şiş çevirme) buranın yıldızı. Karışık et tabakları o kadar büyük geliyor ki sipariş verirken dikkatli olun. Tam bir yerel esnaf lokantası havasında, çok lezzetli.
Dedeağaç kordonuna çok yakın, gerçek bir mahalle fırını sıcaklığında. Öneri: Peynirli (Tiropita) ve pırasalı böreklerini fırından çıktığı gibi sıcak sıcak kapın. Oturma alanı yok, tamamen al-götür mantığında ama lezzeti Salgamis ile yarışır düzeyde.
Eğer İskeçe (Xanthi) tarafına günübirlik geçerseniz bu durak listenizde olsun. Öneri: Şehrin en meşhur gyrosçusudur, özellikle soslarının kıvamı ve gizli tarifi burayı eşsiz kılıyor. Karnaval döneminde giderseniz kapısındaki kuyruğa hazırlıklı olun ama değiyor.
Dedeağaç’ın simgesi olmuş en şık deniz restoranı. Öneri: Pesto soslu kalamar ve uskumru füme mutlaka tadılmalı. Diğer tavernalara göre daha modern sunumlar yapıyorlar. Akşam yemeği için şık bir yer arıyorsanız burası tam size göre.
Geleneksel taverna çizgisinden sapan, etin kalitesine odaklanan modern bir konsept. Öneri: Kendi etinizi dolaptan seçip istediğiniz derecede pişirtebilirsiniz. Özellikle premium burgerleri ve dry-aged (dinlendirilmiş) et seçenekleri çok başarılı.
Şehrin en modern ve “cool” mekanlarından biri. Öneri: Gündüzleri poşe yumurtalı sağlıklı brunch tabakları ve avokadolu seçenekler için, akşamları ise şehrin en iyi kokteylleri için tercih edin. Atmosferi çok ferah ve geniş.
Kordon boyunda deniz manzarasına karşı yayılmak için en iyi iki alternatif. Öneri: Güneşli bir günde dışarıdaki masalarda buz gibi bir Frappe için. Akşamüstü “Chill” müzik eşliğinde hafif bir şeyler içmek için çok huzurlu mekanlar.
Dedeağaç’ın gece hayatını merak edenler için iki nokta atışı adres. Öneri: Kafka’nın kitap-kafe konseptli sakızlı kokteyllerini, Bar Cohen’in ise modern ve şık tasarımlı barında imza karışımlarını deneyin. Şehrin en elit kalabalığı burada.
Sokak aralarında kalmış, yerel halkın müdavimi olduğu yerler. Öneri: Konaki’de deniz mahsüllü orzo pilavını deneyin, Kanavidis’te ise geleneksel Yunan sosis ve sucuklarının (Soutzoukakia) tadına bakın. Porsiyonlar beklediğinizden büyük gelecek!
📍 Dedeağaç (Alexandroupoli) Rota Planları
Cumartesi sabahı yola çıkıp akşamına dönmek isteyenler için nokta atışı rota.
📅 Program:
Sabah sınırı geçip doğruca merkezdeki Zafra veya Salgamis‘te Bougatsa ile kahvaltı. Ardından sahil yolunda ve Fener çevresinde yürüyüş. Öğleden sonra Jumbo ve Sklavenitis marketlerinde alışveriş çılgınlığı. Akşamüstü Zürafa veya Masa‘da meze-deniz ürünü şöleni ve kapanış.
Bir gece konaklamalı, acele etmeden şehrin tadını çıkaracağınız klasik Cuma-Pazar rotası.
📅 1. Gün (Cuma):
Öğleden sonra (15:00 gibi) İstanbul’dan çıkış, akşam Dedeağaç’a varış. Check-in sonrası ayaküstü Maydanoz’da bir Gyros-Bira. Ardından Dimokratias caddesinde akşam turlaması ve barlarda kokteyl.
📅 2. Gün (Cumartesi):
Salgamis’te kahvaltı. Yaz ise doğruca Makri Plajlarına deniz keyfi. Dönüşte Kyklopas zeytinyağı tesisine uğrama. Akşam yemeği için deniz kenarında efsanevi Ayorgi‘de Horta ve Karides saganaki.
📅 3. Gün (Pazar):
Sabah Jumbo ve Sklavenitis alışverişleri. Öğlen Agori’de et ziyafeti ve geç saatlere kalmadan sınırdan Türkiye’ye dönüş.
Dedeağaç’ı merkez üs yapıp çevre bölgeleri de keşfetmek isteyenler için.
📅 1. ve 2. Gün:
Klasik 2 günlük rotayı uygulayın. Şehrin yerel pazarına uğrayın ve müzeleri gezin.
📅 3. Gün: İskeçe (Xanthi) veya Kavala:
Arabaya atlayıp 1 saat uzaklıktaki İskeçe’ye gidin. Eski taş sokakları gezin, Filarakia’da Gyros yiyin. Eğer dönemiyse Karnaval coşkusuna katılın. (Alternatif: Kavala’ya uzanıp kurabiye ve su kemerlerini görün).
📅 4. Gün: Semadirek (Samothraki) Adası:
Sabah Dedeağaç limanından feribota binerek el değmemiş doğası ve şelaleleriyle meşhur Samothraki adasına günübirlik geçin. Akşam feribotuyla dönüp evin yolunu tutun.
Dedeağaç (Alexandroupoli) Konaklama
Deniz Feneri’ngden başlayıp iç kısımlara doğru ilerleyen ana bölge. Tüm restoranlar, barlar, kafeler ve Jumbo/Sklavenitis hariç tüm marketler buradadır. Arabayı park edip hafta sonunu sadece yürüyerek geçirebilirsiniz.
Özellikle yaz aylarında gidiyorsanız ve amacınız tarihi gezmekten çok denize girmekse merkez yerine Makri bölgesindeki butik otelleri veya evleri tercih edebilirsiniz. En iyi plajlar ve tavernalar elinizin altındadır.
Fiyatı uygun diye şehir dışındaki büyük otelleri tercih ederseniz, akşam yemeğine veya bara gitmek için her defasında araba kullanmak veya taksi tutmak zorunda kalırsınız. Alkol alacaksanız bu büyük bir dezavantajdır.
Dedeağaç (Alexandroupoli) Gece Hayatı
Dedeağaç’ta gece hayatı genellikle yemek eksenlidir. Zürafa, Masa, Ayorgi gibi mekanlarda akşam 20:30 gibi başlayan yemekler gece yarısına kadar sohbet, meze ve uzo eşliğinde devam eder. Bazılarında canlı müzik de bulunur.
Yemekten sonra gençler ve Atina tarzı eğlence arayanlar Dimokratias caddesi üzerindeki şık barlara ve publara geçer. Müzik hareketlenir, sokaklar canlanır.
Yaz aylarında eğlencenin nabzı merkeze 15 km mesafedeki Makri bölgesine kayar. Gündüz deniz girilen şezlonglu mekanlar (Örn: Ocean 6, Ammo Ammo), akşamüstü partilerine ve gece kulübü ortamına dönüşür.
Dedeağaç (Alexandroupoli) Şehir İçi Ulaşım
Dedeağaç tatilinin en zor kısmı yollar değil, sınır kapısı (İpsala) bekleme süresidir.
- Gidiş: Cuma akşamüstü iş çıkışına kalırsanız 3-4 saat sırada beklersiniz. Bizim gibi Cuma saat 15:00 gibi yola çıkarsanız rahat geçersiniz.
- Dönüş: Pazar günü öğleden sonra tam bir çiledir. Ya Pazar sabah erkenden ya da Pazar gece geç saatlere (23:00 sonrası) bırakın.
- Canlı Takip: “Trakya Sınır Kapıları” gibi Instagram hesaplarından kapının anlık canlı kamera görüntülerini mutlaka kontrol edin.
Eğer merkezde kalıyorsanız, restoranlar, fener ve kafeler için hiçbir araca ihtiyacınız yok, şehir dümdüz ve yürümeye çok elverişlidir. Sadece Jumbo market ve Makri plajlarına gitmek için aracınızı veya yerel taksileri kullanmanız gerekir.
Deniz fenerinin hemen yanında ücretli bir otopark mevcuttur (yer bulmak zordur). Ancak biraz daha ilerleyip liman tarafındaki ara sokaklara girerseniz, tamamen ücretsiz ve geniş park alanları bulabilirsiniz.
Dedeağaç (Alexandroupoli) Yakın Rotalar
Dedeağaç’ın tam karşısında duran dağlık ada. Beyaz evli klasik Yunan adalarına benzemez; yemyeşil ormanları, doğal kaya havuzları ve şelaleleri (Fonias) ile ünlüdür. Arabayla geçilmesi tavsiye edilir, limandan feribotla yaklaşık 2-2.5 saat sürer.
Batı Trakya’nın en güzel şehirlerinden biri. Özellikle Eski Şehir bölgesi Safranbolu’yu andırır. Her yıl Paskalya öncesi perhiz döneminden hemen önce (Şubat sonu/Mart başı) devasa bir kostümlü karnaval düzenlenir, sokaklar dansla dolar taşar.
Dedeağaç’tan İskeçe’yi de geçip biraz daha ilerlerseniz Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın memleketine ulaşırsınız. Meşhur su kemerleri, kalesi ve taze bademli Kavala kurabiyesi almak için harika bir uzatılmış hafta sonu rotasıdır.
Merkezin biraz dışında, doğa tutkunları için bir sığınak. Avrupa’daki en önemli yırtıcı kuş üreme alanlarından biridir. Yürüyüş rotaları ve gözlem kuleleriyle sakin bir aktivite arayanlar için idealdir.
Dedeağaç (Alexandroupoli) Etkinlikler
Bölgenin en büyük etkinliğidir! Paskalya öncesi (Apokries) dönemde düzenlenir. Tüm sokaklar devasa geçit törenleri, renkli kostümler, müzik, mangal dumanı (Souvlaki) ve dans ile dolar. Dedeağaç’ta kalıp gündüz Karnavala gitmek en mantıklı seçenektir.
Yaz aylarında sahil şeridindeki geniş park alanında kurulan, yöresel şarapların tadıldığı, souvlakilerin piştiği ve yerel halk danslarının sergilendiği çok keyifli ve ekonomik bir yaz festivalidir.
Aralık ayında belediye binasının önünde ve Dimokratias caddesinde çok tatlı bir Noel atmosferi oluşur. Meydana küçük buz pateni pistleri ve sıcak şarap/tatlı stantları kurulur.
Dedeağaç (Alexandroupoli) Tarihçe
Osmanlı döneminde burası küçük bir balıkçı kasabasıydı. Rivayete göre merkeze yakın devasa bir çınar ağacının altında yaşayan bir Bektaşi dervişi (Dede) varmış. İnsanlar bölgeyi tarif ederken “Dede’nin ağacı” demeye başlamış ve isim Dedeağaç olarak günümüze kadar ulaşmış.
1920 yılında şehrin Yunanistan’a geçmesinin ardından, o dönemin Yunan Kralı Aleksandros’un şehri ziyaret etmesi onuruna ismi değiştirildi. “Aleksandros’un Şehri” anlamına gelen Alexandroupoli adı verildi.
19. yüzyılda Osmanlı döneminde demiryolunun bu bölgeye ulaşmasıyla kasaba bir anda patlama yaşadı. İstanbul ve Selanik’i Avrupa’ya bağlayan lojistik bir liman haline geldi. Şehrin planlı ızgara sokak yapısı da o dönemlerde şekillenmiştir.
Dedeağaç (Alexandroupoli) Fotoğraf Noktaları
Dedeağaç’a gelip de fenerin önünde fotoğraf çekilmemek olmaz! Fenerin tam önüne geçip, arkaya limanı ve gökyüzünün kızıl tonlarını (Golden Hour) alarak klasikleşmiş “Ben geldim!” pozunuzu verebilirsiniz.
Fenerin biraz ilerisindeki marina bölgesine yürüyüp, yan yana dizilmiş rengarenk Yunan balıkçı tekneleri ve ağlar arasında çok samimi, tam bir Ege kasabası konseptli fotoğraflar çekebilirsiniz.
Ayorgi veya çevresindeki sahil tavernalarında, tam deniz kenarındaki tahta masanıza dizilmiş deniz ürünleri ve elinizde Uzo kadehiyle çekilmiş o meşhur masa fotoğrafı… Düşman çatlatır!
Dedeağaç (Alexandroupoli) Aile & Çocuk
Özellikle yaz ve bahar aylarında deniz fenerinin hemen yanındaki geniş alana çarpışan arabalar ve ufak lunapark aletleri kurulur. Sahil şeridinde çocukların güvenle koşturabileceği devasa yürüyüş yolları ve parklar mevcuttur.
Siz içeride zeytinyağı tadımı yaparken, çocuklarınız arka bahçedeki alageyikleri, midillileri ve tavus kuşlarını besleyerek harika vakit geçirebilirler. Yemyeşil ve güvenli bir alandır.
Jumbo marketin neredeyse 1-2 koridoru tamamen oyuncaklara ve parti malzemelerine ayrılmıştır. Çocuklar için tam bir cennet (anne-babaların cüzdanı için ufak bir tehlike) olan bu alanda vakitin nasıl geçtiğini anlamazsınız.
Deniz ürünleri yemeyen çocuklar için kurtarıcı Souvlaki’dir (Tavuk şiş). Yanında gelen pita ekmeği ve patates kızartmasını her çocuk sever. Ayrıca Salgamis’teki peynirli börekler de tam çocuk damak tadına göredir. Puset (bebek arabası) kullanımı için şehrin düz yapısı kusursuzdur.
Dedeağaç (Alexandroupoli) Alışveriş & Tax Free
Burası Yunanistan’ın 1 milyoncusu. Tabaktan bardağa, havludan dekorasyona her şey var. Türkiye’deki muadillerine göre fiyatlar çok komik seviyelerde. İçeride sepeti doldururken insan kendini zor tutuyor!
Yunanistan’ın en büyük zincirlerinden biri. Sadece alışveriş değil; içeride kafesi, sıcak yemek alanı ve hatta çocuk oyun alanı var.
Ne Alınır?
– Farina: İçinde kabartma tozu olan, meşhur pofuduk kekleri yaptıran efsane un.
– Orzo (Kritharaki): Manestra (domatesli arpa şehriyesi pilavı) yapmak için orta boy olanını (Metrio) alın.
– Asteraki: Çorbalar için yıldız şehriye.
Şehrin biraz dışında şirin bir tesis. Limonlu, sarımsaklı, zencefilli harika soğuk sıkım zeytinyağları satıyorlar. Bahçesinde çocukların bayılacağı geyiklerin, tavus kuşlarının olduğu küçük bir hayvanat bahçesi var.
Ana cadde üzerinde Hondos Center (Kozmetik) şubesi ve yerel giyim butikleri bulabilirsiniz. Ayrıca Apivita ve Korres gibi çok kaliteli Yunan kozmetik ürünlerini buradaki eczanelerden Türkiye fiyatının çok altına alabilirsiniz.
Yunanistan’da aynı mağazadan (örneğin Jumbo’dan), aynı fiş üzerinde 50€ ve üzeri alışveriş yaparsanız kasada mutlaka “Tax Free” belgesi düzenletin.
İpsala’dan Türkiye’ye girerken bagajınızda veya FreeShop’tan alabileceğiniz yasal sınırlar şöyledir:
- 🍷 ALKOL:➔ 1 Litre: %22’den YÜKSEK alkollü (Uzo, Viski vb.) VEYA➔ 2 Litre: %22’den DÜŞÜK alkollü (Şarap, Bira).
- 🚬 TÜTÜN:➔ 3 Karton Sigara.
🛡️ Güvenlik & İpuçları
Atina’daki gibi yankesicilik veya tehlikeli arka sokak durumları Dedeağaç’ta yoktur. Küçük bir sahil kasabası hissiyatı verir. Ailenizle, çocuklarınızla gece yarısı bile Dimokratias caddesinde veya sahil kordonunda gönül rahatlığıyla yürüyebilirsiniz.
En çok dikkat etmeniz gereken yer güvenlik değil, trafik kurallarıdır:
- Yaya Geçidi: Bir yaya ayağını yola attığı an durmak zorundasınız. Yunanlılar buna çok dikkat eder, arkadaki araç size çarpabilir veya polis ceza yazabilir.
- Hız Limitleri: Otobanlarda radarlar aktiftir, hız sınırına uyun.
- Park: Sarı çizgilere park etmeyin. Cezalar sınırdan çıkarken sistemde gözükür ve ödemeden çıkamazsınız.
Hemen yanı başımızdaki Dedeağaç’ta hayatı kolaylaştıracak 3 altın kural:
Masa, Zürafa gibi restoranların çoğunda Türkçe menü vardır ve mutlaka Türkçe konuşan bir garson (genelde Batı Trakyalı soydaşlarımız) bulunur. İngilizce bilmeseniz bile Dedeağaç’ta sipariş vermek veya adres sormak hiç sorun değildir.
Yunanistan’ın meşhur Siesta’sı burada da geçerlidir. Salı, Perşembe ve Cuma günleri yerel butikler ve eczaneler 14:30 – 17:30 arası kapalı olabilir. Pazar günleri ise Jumbo dahil büyük süpermarketler kapalıdır (Restoranlar ve kafeler 7/24 açıktır).
Tüm Yunanistan’da olduğu gibi Dedeağaç’ta da kanalizasyon boruları dardır. Tuvalet kağıdını klozete atarsanız anında tıkanır. Lütfen yandaki çöp kovasını kullanın.
Tavernalarda hesabı istediğinizde mutlaka ortaya devasa bir porsiyon tatlı (yazın karpuz, kışın revani veya mozaik pasta) ücretsiz ikram edilir. Ancak başlangıçta masaya gelen kapalı şişe sular faturaya eklenir (genelde 1-1.5€).
💰 Bütçe Rehberi
Atina’ya kıyasla bir tık daha uygundur. Porsiyonların çok büyük olduğunu unutmayın. Bir Gyros yiyerek öğle yemeğini inanılmaz ucuza kapatabilirsiniz.
Biz Zürafa restoranda; caciki, susamlı feta, yengeç salatası, ızgara ahtapot, kabak kızartma, kalamar, karidesli tarhana, içecekler dahil 5 KİŞİ toplam 116 Euro ödedik. Yani Yunanistan’da masayı donatmanın bedeli kişi başı ortalama 20-25 Euro civarındadır. Üstelik tatlılar ikramdır!
Jumbo, ev eşyası ve mutfak ürünlerinde Türkiye’nin neredeyse yarı fiyatınadır. Sklavenitis gibi büyük marketlerde ise zeytinyağı, peynir ve makarnalar (Euro kuruna rağmen) kalitesine oranla çok mantıklı fiyatlardadır.
Sınır masrafları (Yeşil Sigorta/Harç) paylaşıldıktan sonra, 1 kişinin Dedeağaç’ta doyasıya kahvaltı yapıp, akşam taverna hesabı ödeyip üzerine 1-2 içki içeceği tahmini bütçe:
🔤 Pratik Sözlük
- Evet: Ne (Okunuşu: Ne) (⚠️ Dikkat: Bizdeki ‘Ne?’ ile karıştırmayın, Evet demektir!)
- Hayır: Ohi (Okunuşu: O-hi)
- Teşekkürler: Efcharisto (Okunuşu: Ef-ha-ris-to)
- Lütfen / Rica Ederim: Parakalo (Okunuşu: Pa-ra-ka-lo)
Restorana veya Jumbo’da kasaya geldiğinizde şunları kullanın:
• Günaydın (Öğlene kadar): Kalimera (Ka-li-me-ra)
• İyi Akşamlar (Öğleden sonra): Kalispera (Ka-li-spe-ra)
• Merhaba (Genel): Yassas (Ya-sas)
- Şerefe: Yamas! (Ya-mas)
- Hesap Lütfen: Ton logariasmo (Ton lo-gar-yaz-mo)
- Su: Nero (Ne-ro)
- Ekmek: Psomi (Pso-mi)
- Afiyet Olsun: Kali Oreksi
